Kiraz Kemiği – BÖLÜM 5

– Aylin ve Sıla –

  (Bir Önceki Bölümden: Sıla artık annesinin öleceğine emin olmuştu ki, sis bulutu yavaşça yarığın içine döndü ve yarık bir insan genişliğinde açıldı. Aylin tükenmiş bir halde kızının adını söylediğinde, kız çabucak annesinin kanlı olmayan elini tutarak eteğine yapıştı. “Geçti,” diye fısıldadı kadın. Yarığın öteki tarafında bir gölge belirdi. Küçük kız gözlerini kamaştıran bu parlak kırmızı renginde olan yarığa şaşkınca baktı. Bir kadın silueti görür gibi olmuştu ki, bir el hızla Aylin’i ve kızı Sıla’yı yarığın öte tarafına çekti. )

  Yarığın öteki tarafı, aynanın öteki tarafı gibiydi. Sıla’nın gördüğü siluet, siyah pelerinli bir kadındı. Kendisini takip etmelerini söyleyerek öne geçmişti. Sıla geldikleri yolu geri yürüdükleri izlenimine kapıldı. Ağaçların arasından yürüyor, yaprakların uğultusunu dinliyordu.

 Bundan böyle ormanda mı yaşayacaklardı? Annesi babasını öldürmüştü, biliyordu. Babası kötü biriydi, bunu da biliyordu. Annesini dövüyor, evlerine tanımadıkları askerleri getiriyordu. Askerler evdeyken, annesi Sıla’yı sandığın içine sokuyordu. Ayrıca Sıla, babasının Yahudi komşularını tutuklamış, babasına direnen yaşlı adamı da alnının orta yerinden vurmuştu. Sokaklarında oturan Yahudileri topladığı gün, her şeyi pencereden izlemişti. Döve döve götürdükleri arasında Sıla’nın çok sevdiği bir arkadaşı da vardı. Şimdi ona ne olduğunu çok merak ediyordu.

 Kız henüz çok küçüktü ama yedi yaşındaki bir çocuğun zekasına sahipti. Ayrıca konuşulan her dili anlıyor, çaba sarf etmeden o dili konuşabiliyordu. Arkadaşlarını unutmadığı gibi, babasının kötü biri olduğunu da kendine hatırlatıp duruyordu.

  Ağaçların ilerisinde ışık göründü. Güneş ormanın ilerisine doğmuştu. Sıla kafasını kaldırıp, ağaç dallarının gizlediği gökyüzüne bakmaya çalıştı. Tepeleri hala karanlıktı. İleriye Güneş nasıl doğmuştu?

“Az kaldı,” dedi Aylin, Güneş’in doğduğu yeri göstererek.

 Işığa yaklaştıkça ağaçlar azaldı. Nihayetinde koca koca dallar önlerinden çekildiğinde yemyeşil arazi onları selamladı. Arazinin orta yerinde duvarları kiraz çiçekleriyle kaplı bir şato, Güneş’in tam altında duruyor ve adeta Sıla’ya gülümsüyordu.

 Pelerinli kadın şato kapısına gelince elini kapının üstüne koydu. Hafif bir ışık çıktı ve kapı kendiliğinden açıldı. Küçük kız ormanın öteki tarafında annesinin yaptığı şeyi düşünerek yutkundu. Bundan böyle sihirli bir hayatları mı olacaktı? Annesinin tuttuğu elini sıktı. Kadın güven veren bir tebessümle kızına baktı.

 Aylin’in karnında açık bir yara vardı ama kendini güçsüz hissetmiyordu. Aksine şatoya yaklaştıkça enerjisini geri kazanıyordu.

  Şato kapısı gürültüyle kapanınca, pelerinli kadın başındakini çıkarıp simsiyah saçlarını ortaya çıkardı. Yüzü bembeyaz, teni pürüzsüzdü. Siyah gözlerini küçük kızın üstüne dikince, Sıla annesinin eteğinin arkasına saklandı. Tam o sırada sarı çizgili bir kedi koşarak kadının ayaklarına dolandı.

 Şatonun girişi bomboştu. Öyle büyüktü ki Sıla salonun içinde görünmeyecek kadar küçüldüğünü hissetti. Salonda var olan tek şey tırabzanları dal kaplı beyaz merdivendi. Yerler bembeyaz fayansla kaplıydı. Sıla annesinin eteğindeki çamurun yerleri kirlettiğini görünce, utançla kadına baktı.

 Kadın pelerinin bağcığını çözerek üstünden çıkardı. Pelerini elinden bıraktığında, pelerin kendiliğinden havada asılı kaldı. Sıla’nın hayretle izlediğini görünce sırıtarak, “Aramıza hoş geldiniz,” dedi. “Ben Rüya, bu yaramaz şey de,” kediyi gösterdi. “Fırıldak, eminim onunla çok iyi anlaşacaksın,” diyerek Sıla’ya göz kırptı. “Yorgun olmalısınız, hadi size odanıza kadar eşlik edeyim.”

  Merdiven yukarıya kıvrılarak çıkıyordu. Kaç basamak olduğunu sayamamıştı Sıla. Bir an için hiç bitmeyecek, hayatı boyunca basamak çıkacak sanmıştı. Neyse ki son basamağa geldiğinde… Dili tutulmuşçasına hayretle bakıp kaldı. Gözüne ilk çarpan cam kubbeli tavandı. Tırabzanlardaki dallar duvar boyu devam ediyordu. Tıpkı dışı gibi içerinin duvarlarında da kiraz çiçekleri açmıştı. Yerler bu katta da bembeyazdı. Upuzun koridor, sayısız kapı vardı. Her kapının yanında, kapının boyunda birer ağaç duruyordu. Her ağaç farklıydı. Hepsi meyve ağacıydı.

 Küçük kayısı ağacının önünde durduklarında kadın elini ağacın toprağının içine soktu ve geri çıkardığında elinde kayısı şeklinde bir anahtar tutuyordu. Anahtarı kapının kilidine sokarak kapıyı açtı ve kilitteki anahtarı çıkararak Aylin’e verdi. 

 Aylin anahtarı alarak kızıyla birlikte, kaçtığı evi büyüklüğündeki yeni odalarına adım attı. Rüya ve Fırıldak onlarla içeri girmemişti ama içeride tıpkı Rüya’ya benzeyen bir kadın vardı. Pencerenin önünde durmuş dışarıyı seyrediyordu.

 Odanın içinde iki kapı daha vardı. Biri banyoya öteki mutfağa açılıyordu. Odanın tavanı ve duvarları camdandı, dışarısı her yerden görünüyor ama dışarıdan içerisi görünmüyordu. Sıla hayatında gördüğü en büyük yataklara ve koltuklara bakarken, evlerinden çok büyük bir odada olduklarını anlayabiliyordu. Az eşya vardı ama her şey normal boyutundan büyüktü. Oda sade ve kayısı renginde döşenmişti. Sıla kendini bir kayısının içinde hissederek kıpırdandı.

 Nihayet pencerenin önündeki kadın arkasını dönüp, Aylin ve Sıla’ya baktı. Kadın öyle güzeldi ki Sıla bir an için öldüklerini düşündü. Tüm bunların tek açıklaması olabilirdi…

 Kadın, incecik fiziğini saran elbisesiyle saraylardan fırlamış gibiydi. Gülümseyerek kollarını açtı. “Sonunda,” dedi Aylin’e. “Sonunda gelebildin,” diyerek onu kolları arasına aldı.

 Kadın, Aylin’i bırakınca Sıla’ya doğru eğildi. “Demek bu güzeller güzeli kız, senin kızın Sıla.”

 Küçük kız gözleri pörtleyerek kadına baktı. Adını söylememişti, nereden bilmişti? Bu kadını ilk kez görüyordu. “Kimsiniz?” diye sordu.

 Kadın yüzündeki tebessümü bozmadan elini Sıla’ya uzattı, “Adım Efsun,” dedi. “Senin büyük büyük annenim,” dediğinde, Sıla kadının siyah gözlerinin bir an için kızıl olduğunu gördü.

Bir Cevap Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Eşinizi veya Sevgilinizi WhatsApp Üzerinden Kontrol etmek için 3 Yöntem

Günümüzde haberleşmemizi cep telefonları üzerinden yapıyoruz. Hatta haberleşmek için tek bir programı kullanıyoruz diyebiliriz. Hepiniz bu programın WhatsApp olduğunu biliyorsunuz....

Kapat