Bölüm 53: Üçüncü Evre

Üç Yıl Sonra

Sanayi tipi küçük evin boş odalarında son kez yürüyorum. Eşyaların bir kısmı satıldı. Bir kısmı da kamyona yüklendi. Üç buçuk yılımı geçirdiğim bu ev öyle yabancılaştı ki birden, hiçbir zaman bağlanamadığım, bir türlü sevemediğim bu eve veda etmek bir nebze dahi hüzün vermiyor içime. Kapıyı kapattığımda mutluluktan çığlıklar atabilir ve bir daha bakmamak üzere arkamı dönebilirim.

Kapıya astığım çantamı aldım. Anahtardan anahtarlığımı çıkarıp, anahtarlığı çantama, anahtarı Serhan’a verdim.

Serhan evden çıkınca içeriye Ecrin ve onun elini tutan oğlum girdi. Ecrin’le birbirimize bakıp sırıttık. Bu onunla geçireceğimiz son an değil. Bu bir veda değil.

Geçen aylarda nişanlandı. Bu yılın sonunda düğünü olacak ve İstanbul’a bana komşu olarak gelecek. Burada komşularımla pek bir bağım olmadı, ama İstanbul da olacak. Her şey çok güzel oldu ve olmaya devam edecek.

Boş eve son bir bakış atıp Ecrin’e sarıldım. Birlikte evin kapısını kapatıp, korkunç merdivenlerinden çıkışa doğru yürüdük.

Dün burada edindiğim küçük çevreyle vedalaştım. O yüzden şuan yalnızca Ecrin ve onun ağabeyi var. Bizi havalimanına onlar bırakacak.

Arkamı dönüp yine de eve son kez baktım ve arabanın arka koltuğuna oğlum ve Ecrin’le oturdum.

Serhan ev sahibiyle vedalaştıktan sonra yolcu koltuğuna oturarak bana gülümsedi.

Ecrin’in ağabeyi kontağı çalıştırdı ve hayatımın üçüncü evresi için yol aldık.


Bu geçen üç yılda, Serhan hedeflediği işi yaparak, kendi işini kurdu. Altı ay önce de işini İstanbul’a taşımaya başladı. Bu süreçte Murat büyüdü, ben olgunlaştım.

Altı ay önce aileme Serhan’ın işini İstanbul’a taşıyacağını söylediğimizde neredeyse uçmayı keşfedeceklerdi. Şimdi, bugün mutlulukla bizi bekliyorlar.

Havalimanından içeri ilk adımımı attığımda istemsizce irkildim. İçimi kapyalayan, “ya her şey bu kadar güzel olamazsa” düşüncesine karşı gelemedim.

Derin bir nefes aldım ve tüm düşünceleri, öngörü hali gelmeden uzaklaştırdım. Yaklaşık beş saat sonra ailemle olacaktım, düşünmek istediğim tek şey buydu.

Üstelik aileme ve size henüz söylemediğim ufak bir sırrım var. Onu düşününce kıkırdadım.

Serhan valizleri alırken, ben de oğlumun elini tuttum.

Üç kişilik ailemiz bir anda büyüyecek, beş ay sonra genişleyen ailemize minicik bir kız daha katılacaktı.

Elimi karnıma koyarak gülümsedim. Evet, aileme söylemediğim küçük sırrım burada, huzurla yatıyor. Fakat Murat kadar uslu bir çocuk olmayacak, fırlamanın tekine hamileyim. Sanırım annemin, “senin çocuğun da sana benzesin,” diye ettiği duaların kabulü olacak.

Valiz teslim noktasında Serhan’ın eli boşalınca, Murat’ın öteki elini de o tuttu. Üçümüz birlikte bizi İstanbul’a götürecek uçağa doğru adım attık.

Bir Cevap Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Çok şükür bu sene de Ramazan ayına eriştik.. Bu sene Ramazan çok değişik geçecek, hem benim hem de dünya için.....

Kapat