Ertesi gün vakit kaybetmeden eczaneden hamilelik testi aldım. Daha önce bir kez Serhan’la şüpheye düşmüş ve birlikte yapmıştık. Testin negatif çıkacağını bilmemize rağmen içimiz rahat olsun diyeydi, ama şimdi farklıydı. Bu kez testin pozitif çıkacağına inanıyordum.

Testi yapmadan önce kendimi negatif çıkacağına inandırmaya çalıştım. Mantık açısından pozitif çıkması oldukça saçmaydı. Ama kalbim, mantığımla aynı fikirde değildi. Üstelik yıllardır ikisi de uyum içinde yaşamıştı.

Sonucu beklerken tüm vücudum titriyordu. İşin garip kısmı ne çıkmasını istediğimi bilmiyor oluşumdu. İçimde bir his testin pozitif çıkmasını isterken, aklım ona “aptal olma” diye bağırıyordu. “Annelik için uygun zaman mı sence?” diye azarlarken farkında olmadan dudağımı dişliyordum. “Evet, hiç ama hiç uygun değil,” diye fısıldadım.

Derin bir nefes alıp teste ki çizgiye baktım. “Yalnızca tek çizgi,” evet! Mantığım galip geldi derken bir de ne göreyim! İkinci çizgi belirmeye başladı. Boğazıma koca bir taş oturdu. “Bu imkansız…” Şimdi ben Serhan’a ne diyecektim? Kesinlikle istemeyecek ve aldıralım diyecekti. Yapabilir miydim? Onun varlığını rüyamda hissettiğimden beri beni saran mutluluk dalgasını öldürebilir miydim?

“Belki de test yanlış sonuç vermiştir.” Neden olmasın ki? Bu sıkça rastlanan bir şey. Kan değerlerime baktırmadan emin olmamalıydım. Ne kendimi, ne Serhan’ı yanlış bir sonuca sürüklememeliyim.

Bir gün daha beklemeyecektim. Üstümü değiştirdiğim gibi evden çıktım. En yakın hastaneye giderek kan testi yaptırdım.

Testin sonucunu beklediğim süre boyunca, tüm duyguları aynı anda yaşadım. Sanki hepsi birleşmiş ve bana hücum etmişti. Heyecan ve korku bir aradaydı. Zangır zangır titriyordum. Ama öte yanda garip bir mutluluk hissi içindeydim. Ayrıca bağıra bağıra ağlamak istiyordum. Öyle derinden acı duyuyordum ki.. İhtiyacım olan adamın yokluğu beni yaralıyordu. Sonuç çıkmadan aklımı kaybedecek gibiydim.

Sonuç pozitif çıkarsa, yalnız bir anne nasıl olurdum? Başarısızlıklar içinde yüzden, sakar bir anne…

Hangi çocuk benim gibi birinin annesi olmasını ister ki?

Serhan benim gibi değil, yanımızda olsa, mükemmel bir baba olur ama babalığa şu şartlarda ne kadar hazırdır ki? Sonuçta o da ayrı olmamızdan mutlu değil. “Değildir, di mi?” Beynimdeki tüm damarların zonklama sesini duyuyorum.

Anne babası ayrı yaşayan bir bebek ne kadar huzurlu olur? Ya sonuç pozitifse… Ne yaparım o zaman?

“Koca evde tek başına olmaktan kurtulmuş olursun!” diye inledi içimdeki ses. Haklıydı. Bazen duvarlara bakıp, benimle alay ettiklerini duyuyorum. Yakında ya aklımı kaçıracak, ya baba evine geri döneceğim.

Stajyer kız zarfın içindeki sonucu bana uzatırken bir an için, almadan kaçıp gitsem mi diye düşündüysem de titreyen elimi uzatıp zarfı aldım. Eve varana kadar açmama kararı alarak hastaneden ayrıldım.

Geleceğimin bir zarfın içine konmuş olması hem komik hem de ürkütücüydü. Yol boyunca elimi çantamın içindeki zarfta tutmuştum. İstemsizce zarfı okşadığımı fark ettiğimde aslında sonucu baştan beri bildiğimi fark ettim.

Zarfı yırtarak açıp geleceğimin yazılı olduğu kağıdı içinden çıkardım. Önce derin bir nefes aldım, sonra görmeyi beklediğim yazıyı okudum.

Evet, sonuç pozitifti. Dört haftalık hamileydim. Artık yalnız değildim. Tabii bu bebeği aldırmazsam…