Kadın Sanat - sanat, yaşam, moda, dekorasyon, yemek + hertelden

tulips

Bu pazar hava muhalefetine rağmen Emirgan korusuna gittik. Hiçbir şey bizi yıldıramazdı, laleleri görmeliydik. Çünkü İstanbul’u laleler basmıştı. Emirgan korusu bir baştan bir başa lale doluydu. Gözlerimize inanamadık ve fotoğraf makinemize sarıldık. Güzel çiçek kokuları ve atıştıran yağmurun serinliğinde hoş bir pazar günü geçirdik.

Print This Post Print This Post


irmik_helvasi.jpg

Geçtiğimiz kandil ne tatlısı yapsam diye düşürken irmik helvası geldi aklıma. Ne zamandır yapmamıştım. Bir tabakta yeni komşuma götürdüm bu vesile ile tanışmış olduk.

İşlerimin yoğunluğundan buraya da ne zamandır tarif eklemediğimi farkettim. İzlediğim filmleri önermekten blog sinema bloguna döndü…

İşte benim uydurduğum irmik helvası : )

Malzemeler:

1,5 Su Bardağı İrmik
Yarım Su Bardağı Un
1 Su Bardağı Sıvıyağ
1 Kaşık Tereyağ

Şerbeti İçin:
2 Su Bardağı Şeker
2 Su Bardağı Su
Yarım Çay Bardağı Süt

Üzerine:
Ceviz

Yapılışı:

- Önce şerbeti için şeker eriyinceye kadar suyu kaynatın
- Yağı tencereye koyun, biraz kızınca irmik ve unu ilave edin
- Devamlı karıştırarak kavurun
- İrmik ve un karışımının rengi sarıya dönmeye başlayınca şerbeti ilave edin
- Şerbeti ilave ettikten sonra bir çay bardağı sütü ilave edin
- Devamlı karıştırın, bu arada kıvama gelmiş olacak zaten bu şekilde biraz kaynatın
- Ocağı kapatıp demlenmeye bırakın
- Servis yaparken üzerine ceviz koyarsanız çok lezzetli olur

~Afiyet Olsun : )

Print This Post Print This Post


Jane Olmak!


Mart 27th, 2008 | Günce | 2 Yorumlar »

becoming_jane.jpgGeçtiğimiz günlerde izlediğimiz bu film yine beni benden aldı diyebilirim. Filmi izlemeden önce Jane Austen’in hayatı olduğunu bilmiyordum. Daha önce duymuştum ama o bilinçle izlemeye oturmadım açıkçası. Romantik bir film izlemekti amacımız. Başlarda “Aa, ne kadar da aşk ve gurur’a benziyor, öyle değil mi?” dedikten sonra, başrolün Jane Austen karakteri olduğunu öğrenmemizle kendimize gülmeye başladık. Evet bu film Aşk ve Gurur’un (orjinal adıyla Pride & Prejudice’ın) yazarı Jane Austen’ın hayatını anlatan bir filmdi. Ama öyle romantik ve öyle iç acıtıcıydı ki. En iyisi izlemek ve görmek.

Bu filmde yazarın hayatı ve hayatının aşkı anlatılmış. Filmi izledikten sonra Aşk ve Gurur’un neden bu kadar romantik olduğunu daha iyi anlıyor insan. Çünkü aşk acısı çekmiş biri tarafından kaleme alınmış ve mutluluğu karakterlerinde yaşamayı seçmiş biri tarafından yazılan bir roman. İnsan bazı şeylerin eksikliğini çekmeden, ona özlem duymadan onun kıymetini bilmez derler. Jane Austen bu açıdan öyle özlem duymuş olmalı ki yazdığı kitaplarda ve karakterlerinde bu açıkça belli oluyor.

Bu tatlı bahar günlerine en iyi hangi film gider diye sorsalar kesinlikle “Becoming Jane” derim.

Print This Post Print This Post


holiday1.jpg

Dışarıda lapa lapa kar yağarken, yapmayı en sevdiğim şeylerden biri de film izlemektir. Dün akşam da tam da bu geceye uygun bir film seçtik. The Holiday. Tam bir tatil filmi.

Filmin konusu özellikle çok ilgimi çekti. İki kadın var ve hayatlarının bazı yönlerinden memnun değiller. Birisi internette dolaşırken tatil için gidecek bir yer bakıyor ve Londra’da çok tatlı bir kır evinin kiralık olduğunu görüyor. Evin sahibi ile iletişime geçtiğinde ise bu evin bir değiş tokuş evi olduğunu öğreniyor. Şöyle ki, o kır evinde oturan kişi ile diğeri evlerini değiştirecekler. Bizim internette tatil yeri arayan kızımızın evi ise şahane bir malikane. Olaylar bundan sonra gelişiyor…

holiday2.jpgHep böyle bir şey hayal etmişimdir. Bir sabah uyandığımda tamamen farklı bir yerde olmayı. Farklı yaşam tarzlarının misafiri değil içinde olmayı. Ya küçük şirin bir sahil kasabasında tek derdi bahçedeki çiçekleri olan biri olmak, ya da Beverly Hills’te bahçe sınırının küçük bir kasabanınki ile eşdeğer olduğu bir evde uyanmak. Gerçekten ilginç olurdu.

Print This Post Print This Post